Bedeli Barış Olsun!

İki gündür boğazımızda bir yumru. Üzgünüz, eksiğiz, öfkeliyiz. Acı haberler tez ulaştı evlerimize. En doğrusunu almak için bir elimizde telefon, diğer yandan haber kanallarını gezdik umarsızca. Resmi kaynaklar çok resmi idi, yavaş yavaş yükseldi sayılar sayılamazken kayıplar. Diğer öğrendiklerimize inanmak istemedik. Uzun süre ‘doğru değildir’ diye bekledik; haberleşme engellendiğinde ama daha önceki tecrübelerden biliyorduk, çok önemli bir şeyler olmasa bu uygulama olmazdı. Yanılmadık yine; yaşayarak gördük…

“Anne, anne babam yok mu nerde kaldı gelmedi?
Hep yetimler güldü ama,benim yüzüm gülmedi.
Harp umumi yaktı bizi, ağlatıyor cihanı.
Vatanıma,bayrağıma kurban ettim babamı.”

Annemin türküsü aklıma geliyor hep, 6 aylık yetim kalmış Eskişehir’de Yunanlılar dedemin ölümüne sebep olunca. Anneannem, tek başına  büyütmüş beş yetimini dişiyle, tırnağıyla…

Binlerce yıldır savaşlar yaşanmış ve yaşanmakta. Eskiden en ilkel aletlerle vuruşan insanlar, şimdi en son teknolojiyi seferber ederek kara, hava, deniz her alanı savaş meydanına çevirdi. Cephede görülen çarpışmalar artık, her yerde sivillerin de yaşamını tehdit ediyor. Büyük göç dalgaları yaşanıyor, insanlar evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda kalıyor. Yöneticilerin diyalog yollarını kapatıp türlü saiklerle ‘çözümü’ savaşta bulmaları sonucu askerler cepheye sürülüyor. Ahh o hayatlarını kaybeden evlatlar; peki geride kalanlar… Anneler, babalar, eşler, çocuklar, kardaşlar, arkadaşlar, yakınlar… Onlar için asla hiç bir şey eskisi gibi olmuyor, hep bir yara içlerinde kanıyor.

Daha hayatlarının baharında ‘şehadet şerbeti’ içmek zorunda kalanlar için içimiz yanıyor. Adeta vicdan azabı çekiyoruz evlatlarımıza sarılırken. Bunun vebali kimde?Anneler, babalar niye çocuklarını gömmek zorunda kalıyor. “Milletin hayatı tehlikeye girmedikçe, savaş cinayettir.” demiş Ata’mız. Ölüm değil yaşam kazansın diye çabalamalıyız.

“Savaşı icat eden görmesin cennet.” demiş Yaşar Kemal, “Dağlar, insanlar ve hatta ölüm bile yorulduysa, şimdi en güzel şiir barıştır.” diye ilave etmiş. Bizler, tüm gücümüzle “SAVAŞA HAYIR” demeliyiz. Anaların sesine kulak versin, muktedirler…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun