Bayram Hikayeleri (1)

Küçük elleriyle, gazete kağıdına sarılmış eti özenle tutuyordu küçük kız. Tozlu yolda dikkatle yürürken arada bir, kanları kağıdın üzerine çıkmaya başlamış olan kurban etinin, giysisine dokunup dokunmadığını kontrol ediyor. Giysisi kirlenirse çok üzülür, anacığı dikti sümerbank basmasından.
Kurban etini dağıtmak için çok yalvardı babasına, önce kızdılar sonra ısrarına dayanamayıp ”tamam Hacı amcalara sen götürürsün” dediler.
Ayşelerin evinin önünden geçerken yavaşladı, Ayşe onu görsün istiyor, ”Siz fakirsiniz kurban kesemezsiniz” dediğin de arkadaşlarından nasıl utandığın anımsıyor, içi acıyor…
Hacı amcaların bahçe kapısını çalmak da zorlanınca yoldan geçen bir teyzeden yardım istiyor, tokmak çok yüksek ona göre.
Biraz bekledikten sonra kapı açılıyor, hacı amcanın ikinci karısı, eliyle tülbentini düzeltirken ”bekle şeker getireyim” diyor.
Küçük kız büyük bir gururla ”Yoo, hayır onun için gelmedim annem kurban eti yolladı…”
Hacı amcanın evlatlık diye aldığı, sonrasın da nikah kıydığı  ‘annesi komşularla konuşurken duymuştu’ ikinci karısı bir an duruyor sonra biraz gurur biraz küçümseme, belkide acıma ile ”sen onu geri götür biz üç tane kestik, kavursun uzun zaman yersiniz diyor ve kapıyı kapatıyor.
VE O KIZ ÖMRÜ BOYUNCA BAYRAMLARDAN NEFRET EDİYOR!!!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun