Bağımsızlık, Ulusal Egemenlik ve AB

İngiltere, iki kez Fransa tarafından veto edildikten sonra 1973 yılında Avrupa Birliği’ne (AB) üye oldu.
Muhalefetteki İşçi Partisi AB üyeliğine karşıydı.
2004 yılında tek amacı İngiltere’yi AB’den çıkarmak olan UKİP adlı bir siyasi parti kuruldu.
AB’ye karşı olan İngiliz devlet adamları, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri ve halkın büyük bir bölümü şöyle diyordu: “AB’ye katılmakla, Bağımsızlığımızı ve Ulusal Egemenliğimizi kaybetmiş oluyoruz!”
AB üyeliği Mayıs 2004’de başlaması kararlaştırılan Çek Cumhuriyeti Başkanı Vaclav Kalus, Nisan 2004’de kendi halkına şu tarihi açıklamayı yapmıştı:
“Herkesin bildiği gibi, birkaç gün içinde, devletimizin bağımsız ve egemen varlığı sona erecektir.”

Değerli Dostlar,

Yalnız İngiltere’de değil, AB üyesi Avrupa ülkeleri dâhil, tüm Avrupa’da AB karşıtı siyasi partiler, milletvekilleri, işverenler, işçiler, sivil toplum örgütleri ve yayın organları bulunmaktaydı. Tümünün kaygısı, Bağımsızlık ve Ulusal Egemenliğin elden gitmekte oluşuydu.
Peki, Türkiye’de durum nasıldı?

Türkiye’de tüm sağ partiler AB yanlısı oldular:
DP, DYP, ANAP, MHP, AKP.
Bağımsızlık ve Ulusal Egemenlik umurlarında bile değildi!

Türkiye’de tüm sol partiler AB yanlısı oldular:
DSP, SHP, CHP.
Bağımsızlık ve Ulusal Egemenlik gündemlerinde bile değildi.

Sağ’ın siyasi liderlerinin tümü AB yanlısıydılar:
Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Alpaslan Türkeş, Devlet Bahçeli, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan.
Bağımsızlık ve Ulusal Egemenlik sözcüklerini ağızlarına bile almıyorlardı!

Sözde Atatürkçü siyasi liderlerinin de tümü AB’ye üye olmak için can atıyordu.
İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Erdal İnönü, Deniz Baykal ve Kemal Kılıçdaroğlu.
Bu kişilerin tümü, Atatürk’ün “Temel ilke, Türk milletinin onurlu ve şerefli yaşamasıdır. Bu da ancak Türk milletinin tam bağımsız olmasıyla gerçekleşebilir” sözlerini çoktan unutup gitmişlerdi.

Son 50 yılda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir tek AB karşıtı milletvekili ortaya çıkmadı!

Değerli Dostlar,

Tekrar İngiltere’ye dönelim.
23 Haziran 2016 tarihinde İngilizler sandığa gitti. İngiltere AB’nin içinde kalsın mı yoksa çıksın mı, sorusunu oyladılar.
İngiliz halkı “AB’ye Hayır!” dedi.
Bugünlerde İngiltere ile AB arasındaki “boşanma” işlemleri tamamlandı.

22 Aralık 2017 günü İngiltere başbakanı May, İngiliz pasaportlarının rengini değiştirdiğini duyurdu.
AB’ye üye olmadan önce İngiliz pasaportunun rengi, denizci mavisiydi.
AB’ye üye olduktan sonra İngiliz pasaportunun rengi, diğer tüm AB üyelerinin pasaportlarıyla aynı renk oldu, bordo rengi.
İşte, AB’den çıkma kararı aldıktan sonra İngiltere başbakanı May, pasaport renginin yeniden denizci mavisine döndürüldüğünü ilan ediyordu.
İngiltere başbakanı May, pasaport renginde yapılan değişikliği, “Bağımsızlığın ve Ulusal Egemenliğin” ifadesi olarak açıkladı ve şu vurguyu yaptı: “Onurlu ve Büyük Bir Ulusa” yakışan da budur.

Değerli Dostlar,

Hem AB üyesi hem de Bağımsızlıktan yana olunamaz!
Hem AB yanlısı hem de Ulusal Egemenlikten yana olunamaz!
Hem AB yanlısı olup hem de AB ülkelerine Dik Duruş gösterilemez!
Türk milleti, AB’ye karşı çıkmadan Bağımsızlığını ve Ulusal Egemenliğini koruyamaz!
Büyük Türk Ulusu, onurunu korumada İngilizlerden geri mi kalacak?

Yılmaz Dikbaş

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun