Aşkın Bedeli Böyle Olmamalıydı…

Bir baktım, bir daha baktım, tekrar tekrar baktım, döndüm baktım, durdum baktım, gözüm yerinden çıktı, bakış o bakış, efsunlanmış beynim yerinde dondu, kaldı… Bu muydu aşk, dedim? Bu değildi! Dahasını bekliyordum, hatta ölümüne, ölmek üzere dahasını bekliyordum; o da çok geçmeden kalbimin kapsını çaldı; işte o anda ölüm makinesi yüreğimi dağlamaya başladı.

Bir güldü, o masumane gülüş, o muhteşem ay parçası, sevda şavkı suratı beni benden aldı, o bakışla gözümün önü karandı; bu muydu esir olmak? Bu muydu yaşamdan kopmak, dedim? Sanmam, bu daha başlangıçtı, bu bir ilk adımdı, bu teselli ikramiyesiydi. Arkası vardı bu aşkın ve beni köle yapacaktı, bunu biliyordum. Köle olmak üzere koşar adım efendime yürüyordum.

Galaksinin arşından aşağı süzülen bir peri kızından daha güzeldi. Yüzüne baktıkça suratımı aydınlatıyordu. Masalların dilinden anlayan göçmen kızı mı, yeraltı yazgısını yakan bir tanrıça mı, bilinmez bir türbülansta yok oluyordum ama hala esir olmaya yaklaşmamıştım, oluyordum, olmalıydım, olacaktım…

Yaşamın bedelinden daha ağır gözlerinden fırlayan ok, delmedik yerimi bırakmadı. Esirgenen gülüşün seri katil olmama sebep oluyor; bunu da anlamıştı. Karşısında duran bendim. Bir çift söz tüm benliğimi yok ederdi ama gelmedi, gelecek, yok olacağım, biliyorum…

Rüya çiçeği gibi, incik ve muhteşem ve evrende nadir bulunan bir endam, koparılmaz bir buket… Yürüse sarsıntı olacak, konuşsa yangın çıkacak o muhteşem makam sahibi, bir damla gözyaşında boğulacak bencileyin için ne düşünür?

Peri dergâhından yüksek müsaade sunan Triliçe, bu kanatsız kuşu besler mi? Yoksa, yoksa acının katedralinde yankılanan sesler gibi zaman tüneline atar mı?  Emrine kanun diyen bir hiçlikten, varlığına kurban sunan bu çaresize olur mu hekim? Ezelin varlık sebebi, sonsuza uzanan bir güzellik, bir defa olsun dönüp bakar mı bu ezilmişe?

Sözün özü;  kızıl ateşlerden çıktım, ölmedim; dipsiz kuyulardan çıktım, ölmedim; kaynar kazanlarda boğuldum, ölmedim; hatta ucu olmayan tünellerden fırladım, ölmedim. Ama ölümsüz iksiri hücrelerine işlemiş olan bu sevdalıyı, bir üflese yok olacak kadar hafif olan bu sevdalıyı kader defterine yazmalıydı.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun