Aşk Defterinden Sildiklerim

Sen, ilkokulda okurken bir ara delicesine âşık olduğum kız, yaşıyor musun, ölü müsün bilmiyorum bile. Seni defterimden sildim. Neden sildim? Çünkü, yüzünü bile unuttum. İnsan, sevdiğinin yüzünü unutur mu? Demek ki sevmemişim. Oynadığımız onca saklambaç oyunlarını unutmadım, senin için yediğim dayakları da unutmadım, kalemimi, silgimi sana verdiğimi hiç unutmadım… Oysa, yüzünü unuttum. Belki büyüdün, yüzün değişti, boyun, vücudun, şeklin değişti… Yine de net olarak söylüyorum: Seni unuttum.

Mahalle komşumun çatlak ve deli kızı! Sen sırf çatlaksın diye âşık olmuştum ya, sırf kafadan kontaksın diye âşık olmuştum ya, seni de unuttum. Seni unutmakla kalmadım, adını bile unuttum. Neydi o öyle, çatlakça hareketler, serserice davranışlar, geveze haller? Gerçi, o yaşlarda ne de sempatik gelirdi bu tavırlar bana!.. Demek ki ben değiştim, o serseri halleri unuttum. Sen de serseri hal içinde bir bireydin, bu nedenle seni de unuttum.

Arkadaşımın kardeşi, sarı saçlı, sırık, sürekli seksek oynayan, büyüse de küçük kalan kız, seni de unuttum. Arkadaşımdan korktuğum için gizli gizli buluşmalardan da sıkılmıştım. Sen zaten abinin korkusundan nerdeyse dünyanın öbür ucunda görüşelim derdin ya… Nefret ederdim bundan, ama ben de abinden korkardım. İkimiz de kurtulduk işte! Eminim sen beni, benden önce unuttun. Ama ben seni unuttum ve rahatladım. Beynimden de boşalttım.

Üniversitenin en şımarık kızı… Bana tepeden bakan ukala hanımefendi! Çok bilmiş, çok şımarık yaratık! Benim platonik aşkıma bile saygı duymayan sorumsuz kız… Seni unutmak için bir ton işkence yaşadım. İyi ki de seni de unuttum. Aşkın en ağırı platonik olanıdır. Zaten, sana göre ben yaşayan bir fert bile değildim. Sahi, beni hiç görmedin değil mi? Aslında, bir ara gördüğünü düşündüm ama, o ara demek ki sen beni hiç görmemişsin. Gerçi görsen de bana gözünle değil, burnunla bakıyordun… Hay benim aklıma kuşlar sıçsın. Beni görmeyen, bana tenezzül etmeyen bir şımarık kıza neden âşık oldum ki… Sahiden aşkıma kuşlar sıçsın. Gerçi o zaman kuş beyinli biriydim, yoksa ne diye sana âşık olayım ki…

İlk işe girdiğimde bana yardım eden kız… Sen ablalık yapmaya çalışıyordun, ama ben aşk peşindeydim. Sen eğitim verirken ben senin her kelimeni aşk kelimesi sanıyordum. Ben senin gözlerinin içine girerken, sen fırça atıyordun. Sonra gittin, ukala ve şımarık bir müdüre âşık oldun. O müdür de çarpık bacaklı, pörtlek gözlü patrona âşık oldu. Aşk zincirinin son halkası olarak sadece seni değil, müdürünü, patronunu, hepinizi unuttum. İyi de ettim. Siz, bir hiçtiniz zaten.

Aslında, aşktan da nefret etmeye başladım. Aşkı da unuttum. Aşkı unutmamın tek sebebi, aşkıma layık olamayan kadınlardır. Aşk, aslında unutulacak bir şeymiş, oysa ben kalıcı sanmıştım. Bunu da fark ettim ama… Fark edince fark ettim ki, aşk da beni unutmuş.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun