Arıza

Kimse mutluluğun tanımını bilmiyor ve öğrenmeyecek.

Yaşamın suçu, ölümden daha acımasızca hayatı sürekli sabote etmesidir. İki güzel cümle kurmak için yaşıyorum, fakat nokta hep ensemde kovalıyor beni.

Güzel rüya görüp monoton yaşamıma uyanırım. Düşlerim yol gösterdi, fakat ışık olmadı. Sıradan bir hayat yaşamıyorum ve normal olmayı başaramıyorum. Bir tren sesine koştum ve her bir ıslığa baktım. Bazen yalnızca doğruları beklersiniz ya, umduklarınızın trenden inmesini, ya da yolculuk için hazır bekler ve gidemezsiniz. Bir ıslık sevdiğinizden çalınmaz mesela. Sadece bir gün, “hayatıma devam etmiştim” demesi için birinin böylesi günleri de yaşadım.

Acı çekmeyi özgürlük sandık, fakat bu özgürlükle bile uyuşamamıştık. Paradoksları arttırdıkça arttırdık, bu muydu devrimimiz? Neden her şey ilerledi ve biz, onla hiç ilerlemedik? Yalnızlık mesleğinizse emekli olamıyorsunuz.

Bazen mataradaki suyun içilmesine gerek kalmaz, sonra da bayatladığını düşünüp dökeriz. İnsanları mataradaki su gibi bekleterek ziyan etmeyin! Konuşulmadan yakan söz olur mu? Beni uçurumdan ittiğini sandı, oysa şanssızdım; hayatta kalmıştım. Her gün ve tam gün nadasa bırakılmıştım. Hayat sevince güzel, ama insan psikolojisine yatırım yapılmaz. Herşeyi yalnız yaşayacaktım nasılsa, çoktan yalnızlığı seçmiştim.

Yaşamak hasar almaktır, ne de olsa açılan yaralarımda az canımdan bırakmadım. Tüm yaralarım hükmediyor yine, tüm yaralarım aynı anda nöbette.

Nesnelerde kalan parmak izleri gibi, yok edilen deliller ile sorgulandım. Yapboz parçaları aşınmasaydı, şimdiye doğru yaptığım bilinirdi. Cehennem, insanın insana ithamıdır ve içimdeki hüzün anlaşılmayı hiç umursamıyor. Eskiden yakamı hüzün bırakmaz sanırdım, çok geç anladım ki yakam hüzünden yapılmıştı.

Dümensiz gemiyle gösterilmeyen karayı bulmaktır yaşamak. Hayat sisli yelpazesiyle yön kaybettirecek kadar belirsizliğe iteliyor. Eksile eksile yarım devam etmeyi öğrendim. Herşeyde daha tecrübeli ve daha nihilistçe.

Vefasızlık her kıyıma vurduğunda nutkumu kuruttu. Bu sebeple, bedenimin ağrı tecrübesine yaşamak diyorum. Yaşamın manasızlığını çözen yaşamamıştır.

Kelimeler birleşmiyor barışmıyor bu yüzden güzel bir cümle kuramıyorum, küs olduğum kelimelerden suskunluğum. kendimize küsecek kadar zengin hissetme yanılgımız var.

Bir delinin en büyük sorunu yalnız bırakılmasıyla başlıyor. Bir deli insanlardan kendisini arıtmakla yoluna devam ediyor.

Ve ben hayatı yine ertelemek zorunda kalarak, çok kederliyim… Hiçe oynuyorum, puzzeldan çoktan geçtim. Kendimden yoruldum.

Ruhum bir kara gecesinde daha teneffüs ediyor, oksijen az ve soğuk. Uykum uykularda nöbetteyken ben hala bekliyorum. Ben dünü bitirmeden yeni gün başlamış. Yorgunluklarım dövüyor, acıdan uyuyamıyorum. Herkes uyuyor, bir ben mi yıkıldım? Dertlerimi geride bırakıp, alevlerden kurtulmalıyım.

Yaşamam için karar verilerek dünyaya gönderilmiştim, ama henüz yaşamak için karar aldım.

Kader heyecanlı bir savaştan ibaret. Hayatla, Tanrı’yla ve kendimle geçiyor kavgalarım. Yaşıyorsam bir nedenim olmalı, fakat doğduğumda elime yazılmış not ya da ödev yoktu. İrdelemeye başladığım ilk anda arıza yaptım, yaratıldığım ayarları bir daha bulamadım. İrdeledikçe daha çok anlıyor ve daha çok kavradıkça hayatım bir zindana hapsoluyordu. Doğru yaşamak ve sağlıklı kalmak için ne çok savaş verdiğimi en iyi Tanrı bilir. Ne de olsa, her perdemde farklı bir kötülük yazan Tanrı’ya ne yapmalıydım, nasıl karşılık verebilirdim ki.

Hayatımı defalarca erteletti, nasıl keder yaşattığını biliyordur! Tükenmemi bekliyor ya, onu asıl ben tüketeceğim! İnanna’nın başladığı saçmalığa son vermek de kendime yazdığım kader. Daha ringe çıkmadan entrikalarla kaybettiriyor ya, silahını ona çevirip uyandırabildiğim kadar insanı uyandıracağım and olsun Tanrı adına.

O beni çok yordu, teneffüse hiç izin de vermedi. Gerek doğduğum coğrafyayla, gerek yanlış insanlarla ve gerek tüm hayatımdaki elektriğimi alan en saçma olaylarla. Yaşam sevincimi felaketler tüketti. O, ne zaman huzura erişecekmiş gibi beni sınayınca, zor bir aksiyonda baş rolüme yol çiziyor. Yaşamak bu şartlar altında çok zor. Yaşamım zor, inadına yaşam benimkisi.

Esarete tek panzehir vardır, o da cesaret. Hazırladığı taslağı parçalara ayırıp, kaderimi sil baştan yazacağım.

Kararsız harfler bekleyişte… Mutluluğun tanımını yaşayarak öğreneceğim.

Tanrı’nın Arızalı Kulu

 

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun