ABD, Haydut Devleti Tarih Sahnesine Nasıl Çıktı? 12 Eylül Dönemi, İzmir’de Bir Toplantı, Afganistan ve Sudan’da Kadın Devrimleri, 26 Eylül Dil Bayramı…

ABD haydut devleti tarih sahnesine nasıl çıktı?

11 Eylül Amerika Birleşik Devletlerinde ikiz kulelerine yapılan saldırı.
Bugün herkes biliyor, bu saldırıyı ABD derin devleti düzenledi. Amaç bu saldırı sonrası Irak ve Afganistan’ı işgal etmek, oraların maden zenginliklerine el koymak, başta uzun mesafeli füzelerini denemekti.

Sonuç: her iki ülkede yaklaşık 8 milyonu aşkın ölü, sayısız yaralı…

İspanya Savaşı
Yıl 1898; ABD / İspanya savaşı; İspanya bu savaşa girmek istemiyordu. Oysa özellikle güney Amerika kıtasında ve pasifikte pek çok sömürgesi vardı Küba dâhil. İspanya savaşmak istemiyordu. Sonunda ABD kendi gemisini batırdı ve bu savaş nedeni sayıldı.

Sonuç: İspanya’ya ait pek çok sömürgenin sahibi artık ABD idi.

Pearl Harbor
Yıl 1940’lar Japon Militarist güçlerinin donanmaları ünlü Amiralleri Yamamoto’nun komutasında ABD’nin Pearl Harbor limanına ani bir saldırı düzenledi. Bu saldırıda ABD, 2.335 askerini ve 68 sivili kaybetti. 4 savaş gemisi, 3 muhrip battı, 188 uçağı imha edildi. Japonya ise sadece 29 uçak 5 cep denizaltısını kaybetmişti…

Görünen Japonların baskını başarılı olmuştu!

Bütün komutanlar bu başarılarını kutlar iken, ünlü komutanları Yamamoto bu kutlamalara katılmıyordu. Kendisine neden kutlamalara katılmadığı sorulduğunda şu tarihi yanıtı verdi; “Biz uyuyan bir devi uyandırdık!”

Oysa gerçek başkaydı, ABD’nin bu saldırıdan haberi vardı. Çünkü, Pasifik Savaşı devamında daha sonra gerekli olacak uçak gemilerini limandan uzaklaştırmış ve geri kalanlarını feda etmişti. Daha da önemlisi elinde atom bombası denilen nükleer bombalar vardı.

Bu bombaları Japonya’ya atacak ve tüm dünyaya gözdağı verecekti. Nihayetinde öyle yaptı. Japonya’nın gücü tükeniyordu savaşacak gücü kalmamıştı.

Yıl 1945 Hiroşima ve Nagazaki şehirlerine 2 atom bombası attı. Bu çağımızın en alçak saldırısı olarak talihteki yerini aldı.

Pasifik Savaşı sona erdikten sonra, Atlantik savaşında son durum. Bu savaşında çıkmasını haydut devlet ABD’nin rolü vardı. Nazileri silahlandıran ABD idi amaç İngiltere, Fransa’nın sömürgelerine el koymaktı, plan tuttu.

Nazilerle savaşan İngilizler ve Fransızlar çok yıprandılar. Sonuç, haydut devlet ABD savaş bitmeye yakın devreye girdi ve artık dünyanın tek hâkimi oldu.

Avrupa Cephesi
Fakat bir sorun vardı, Rusya hızla Alman topraklarına doğru ilerliyordu ve Nazilerin direnme gücü kalmamıştı. Almanya’nın Dresden şehri bilim merkezi idi bu şehrin Rusların eline geçmemesi için bu şehir gece gündüz durmadan bombalandı, 25 bin kişi yanarak öldü.

Vietnam
Fransızların terk ettiği Vietnam’da artık ABD vardı ve bu ülke tarihinin ilk ağır yenilgisini Vietnam’da yaşadı. Vietnam güçleri Saygon havaalanını girerken son uçak kalkışında bir kadının iki çocuğu ile uçağa son anda yetişmesi bu yenilginin en anlamlı fotoğrafı olarak anılarda kaldı.

Tek kutuplu dünya sona erdi!
Yıl 2005 yer Münih konferansı; Rusya lideri Putin çok açık olarak “Artık tek kutuplu dünya yok, buna alışınız!” dedi ve kısa süre sonra büyük bir hızla gelişen Çin bir başka küresel güç olarak tarih sahnesine çıktı ve ABD’ye meydan okumaya başladı, artık çok kutuplu dünyada Türkiye ise önemli bir bölgesel güç olarak çok kutuplu dünyadan yararlanmasını bilmelidir. Ben bu konuda çok uzun bir yazı yazmak isterdim.

Bugün bu haydut devlet gelmiş sınırlarımızda Yunanistan ile tatbikat yapıyor. Ve bizim tanımadığımız Güney Kıbrıs yönetimiyle yakın ilişkiler kuruyor!

12 Eylül Dönemi, İzmir’de Bir Toplantı
Yıl 1981; Kenan Evren’in öncülüğünde yapılan ABD darbesi; Hani şu ABD yetkililerin “Bizim çocuklar başardı.” diye nitelendirilen ülkemizin pek çok yurtseverinin işkence odalarında can verdiği günler. Sonraları yitirdiğimiz aydınlarımızın yokluğunu çok arayacağımız günler.

İşte o günlerde Avrupa Birliği ülkeleri Evren’in tek taraflı başkanlık ve Anayasa için yaptığı çalışmaları tanımayacağını mutlaka muhalefete de söz verilmelidir demişti.

Peki ortada herhangi bir muhalefet var mıydı?

Tüm partiler kapatılmıştı.

Tüm sendikalar kapatılmış sendikacıların pek çoğu tutuklanmıştı.

Bunun üzerine Evren Paşa çok güvendiği İzmir Ordu Komutanlığına başvurmuştu.

Ortada muhalefet adına çok yara almasına karşın sadece, Türk Mimar ve Mühendisler örgütü vardı. Onlar bu görevi İnşaat Mühendisleri odasına devretti. Onlar da maddi sorunlarını nedeni ile daha donanımlı olan İzmir İnşaat mühendisleri odasına bu görevi verdi.

O gün İzmir inşaat Mühendisleri odası başkanı olarak bu görevi severek üslendim, konuk olarak Rahmetli Uğur Mumcu ve Deniz Gezmiş’lerin avukatı Halit Çelenk konuşmacıydı. Toplantı o günlerde oldukça büyük bir salon olan İzmir spor kulübü salonunda yapıldı.

Her iki konuşmacı o kadar güzel, o kadar etkili konuşmalar yaptı ki salonu dolduran halkımızın coşkusunu görmeliydiniz.

Bence bu başarı İzmir İnşaat Mühendisleri tarihinin en görkemli sayfalarından birisidir, herhalde yaşı 60/70 olanlar sanırım bu toplantıyı anımsayacaktır.

Daha sonraları Evren Paşa’nın rütbesi söküldü. Kendisine verilen yaklaşık 15 bin plaket denize atılmadı çünkü deniz kirlenebilirdi; toprak kazıldı bu sınırsız yağ kokan plaketler toprağa gömüldü üzeri kireçlendi.

Ve yine kendi adına verilen 300 okul ve birkaç yüz meydan isimlerinin hepsi silindi.

Yağcılığın ve yalakalığın sınır tanımadığı bu dönem böylece sona erdi.

Son sözüm; Büyük kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ümüzü hedef alan, onu yok sayan herkesin kaçınılmaz sonu budur…

Bugün çok önemsediğim diğer iki konudan söz etmek istiyorum.

1) Deva Partisi Genel Başkanı Sayın Babacan, dünya liderleri ve dış politika uzmanlarının aralarında olduğu 104 kişi uluslararası tarafları Afganistan’ın barış içinde yaşayan istikrarlı bir ülke haline gelmesi ve kadınların barış müzakerelerine katılımının sağlanması için çaba göstermeye çağırdı.

Afganistan, Taliban döneminde kızların okula gitmesi yasaklanmasına rağmen, günümüzde okula giden kızların sayısı bugün 3 milyonu aşmaktadır.

Sudan’daki kadınların yaptığı devrimi de dikkate alırsak eğer 21. asırda uygarlık ölçüsü kadınların yönetime katılması olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye ise uluslararası itibarını yükselten İstanbul sözleşmesinin kıymetini bilmelidir!


2) 26 Eylül Dil Bayramı; biz bu bayramı TDK kuruluş yılından beri kutluyoruz. Ülkemiz de dâhil 47 ülkede kutlanıyor.

Önümüzdeki dil bayramında; Lütfen önümüzdeki günlerde dilimizdeki yozlaşmaya karşın işyerlerine İngilizce, dini yapıları Arapçadan arındırmalıyız.



ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.htm

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun